SELAMLAR

Hakkımda


Powered by Audici


Arkadaşlarım


mustafayavuz
gezegen42
pehlivanturkey
kizilelma0671
sonturk058
ufuk2008
barbarossfm

Maç Sonuçları
iddaa

son daklka

Avrasya koşusu sırasında Boğaz Köprüsü'nden atladı

Ömer ERDEM/İSTANBUL, (DHA)

Avrasya Maraton koşusu yapılırken, Boğaziçi Köprüsü'den bir erkek, saat 10.10 sıralarında denize atladı. Şemsiyesi ve montunu bırakarak köprünün Sarayburnu'na bakan tarafından atlayan kişi, denizde bir süre yüzdükten sonra sulara gömüldü


Tarih: 10:55, 18/10/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Kocamı geri verin

Urumçi’de Çin polisi ve zırhlı araçların önünde tek başına durarak Uygur direnişinin sembolü olan Tursun Gül, polislere ‘Özgür olmak ve kocamı geri almak istiyorum’ diye haykırdığını anlattı

Çin’in Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nde meydana gelen olaylarda Çin polisinin önünde tek başına durarak Uygur direnişinin sembolü haline gelen Uygur Türkü kadın, İngiliz “The Times” gazetesine konuştu. Tursun Gül adlı 30 yaşındaki kadın, 1989’da Tiananmen Meydanı’nda tankların önüne çıkan Çinlinin hareketine benzetilen eylemi konusunda “Tek istediğim askerlerin alıp götürdüğü kocam ve 4 erkek kardeşimin serbest bırakılmalarıydı” dedi. 
21 yaşında geçirdiği bir kaza nedeniyle bir ayağı sakat olan Tursun Gül, 7 Temmuz’da koltuk değneğine dayanarak ve yumruğunu sallayarak Çinli güvenlik güçlerine doğru yaptığı yürüyüşü anlatırken “Hiç korkmadım. Beni döver ya da ölürürlerse arkamda yerimi dolduracak başkaları olduğunu biliyordum. Polise özgürlük ve barış istediğimizi söyledim. ‘5 erkeğimi bırakın’ diye seslendim” diye konuştu.
Şincan’ın başkenti Urumçi’de geçen pazar Han milliyetinden Çinlilerle Uygurlar arasında yaşanan çatışmanın ardından hükümet yetkililerinin yabancı gazetecileri bölgeye getirdiğini öğrendiklerini kaydeden Gül, 300 kadar Uygur kadınıyla birlikte seslerini duyurmak amacıyla gösteri yaptıklarını belirtti. 

Polis sempati duymuş

Ardından polisin kendilerine müdahale ettiğini ancak kendisinin bir yolunu bulup ilerlemeye devam ettiğini ve bir anda yalnız kaldığını ifade eden Gül, polislere “Yaşamak istemiyorum. Özgür olmak ve kocamı geri almak istiyorum. ‘Ülkemizde kanun yok mu? Bize barış içinde bir hayat vermek istemiyor musunuz?’ diye haykırdım. Bu haykırışım üzerine nefeslerin tutulduğunu hissettim. Polis üzerime gelmek yerine gerilemeye başladı. Sanırım bana sempati duydular ve kadın olduğum için azami toleransı gösterdiler” dedi.
“Times”a konuşurken gözyaşlarını başından çıkarmadığı baş örtüsüyle silen Tursun Gül, 33 yaşındaki kocası Maimaiti’nin kalp hastası olduğunu ve sağlığından endişe ettiğini dile getirdi.


Tarih: 10:06, 11/7/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

FİLİSTİNLİLER BÖYLE TUTUKLANIYOR

Kimi 12, kimi 13-14 yaşında. Yüzlerce çocuk travmaların en büyüğünü yaşadı. Bazıları halen yaşyor. Kolay değil İsrailli askelerin eline düşen Filistinli çocuk olmak. Kurtulan bile travmadan ömrü boyunca kurtulamıyor. Ama kimi de o karanlık yerlerde can veriyor. Bunun hesabını veren olmuyor.

FİLİSTİNLİLER BÖYLE TUTUKLANIYOR

ÇIPLAK GÖZALTI

Filistinli çocukların, İsrail cezaevlerinde kötü muamele, kimi zaman da işkence gördükleri bildirildi.

Uluslararası Çocukları Koruma Örgütü'nün Kudüs'te yayınlanan yıllık raporunda, “reşit olmayan Filistinliler'e, daha yakalandıkları andan itibaren İsrail askerleri ve polislerince sistematik biçimde kötü muamele edildiği” kaydedildi.

Rapora göre, “Canları acıtılarak çocukların elleri ve gözleri bağlanıyor ve çocuklar nereye ve niçin götürüldüklerini bile bilmeden bir askeri aracın kasasına atılıyor.” Çocuklar, sorgu sırasında da yasadışı tekniklerle karşılaşıyor. Tekme tokat dayak yiyor, dayanılması zor pozisyonlarda saatlerce tutuluyor, uyutulmuyor ve tecrit odalarına kapatılıyor. Çocuklara cinsel taciz de uygulandığı biliniyor. Aileleri zaman zaman bunu da açıklamaya cesaret edebiliyor.

Raporda, çocuklar ve ailelerinin “fiziksel ve psikolojik tehdit” altında bırakıldığına da işaret ediliyor. Bazıları, 12 yaşında olan Filistinli çocuklara sorguları sırasında avukat bile verilmiyor.

Rapora göre, 2001-2006 arasında 600'den fazla Filistinli çocuğun ailesi şikayet başvurusunda bulundu, ancak Adalet Bakanlığı bunlarla ilgili bir tek soruşturma bile açmadı.


Tarih: 10:12, 13/6/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

AKLA ZİYAN CİNSEL SORULAR

AKLA ZİYAN CİNSEL SORULAR!..

25 yaşında bir gencim. Penisimden çok az sperm geliyor. Haftada 8-10 kez mastürbasyon yapıyorum. Buna bağlı olabilir mi?
06,06,2009 cumartesi 07:46

* Merhaba hocam, evde pek sorunum olmuyor, ama başka kadınlarla ilişkiye girdiğimde erken boşalıyorum. Dışarıda iken alkol alıyorum buna bağlı olabilir mi?

Erkeklerde sık görülen cinsel sorunların başında erken boşalma gelmektedir. Cinsel ilişkide erkeğin kontrolü dışında boşalmaya "erken boşalma" denir. Erkeklerin bir kısmında erken boşalma her ilişkide problem olabilirken, bazılarında ise ara ara olmaktadır. Bazı erkeklerde cinsel ilişkiye başlamadan önce bile boşalma olmaktadır. Bir erkeğin boşalma süresini istemli olarak denetleyememesi sonucu erken boşalma oluşur. Bu kontrolün sağlıklı olması, saatlerce boşalmadan kalmak, eşinin orgazm olmasını beklemek anlamına gelmez. Normal boşalma erkeğin, uyarılma ve haz durumunda iken cinsel ilişkiyi sürdürebilme ve istediği zaman boşalma demektir. Erken boşalmanın en önemli sebebi düzensiz cinsel ilişkidir. Yine performansın çok önemli olarak algılandığı durumlarda da erken boşalma görülmektedir. Uzun sürekli bir ilişki ardından, kurulan yeni ilişkide kendini kanıtlama çabası, karşı tarafa kendini beğendirme çabası, erkekte gereksiz gerginlik oluşturmakta, bu da erken boşalmaya neden olmaktadır.

* 25 yaşında bir gencim. Penisimden çok az sperm geliyor. Haftada 8-10 kez mastürbasyon yapıyorum. Buna bağlı olabilir mi?

Mastürbasyon ya da cinsel ilişki sırasında normalde 2-5 ml meni çıkar, bu yaklaşık olarak bir tatlı kaşığından fazladır. Eğer hiç çıkmıyorsa ya da bir çay kaşığından az çıkıyorsa problem var demektir. Meni çıkmaması 3 nedenle olabilir:

1) Meninin mesaneye geri kaçması: Meninin geri kaçması özellikle şeker hastalarında sık görülür. Hasta zevk aldığını ve boşaldığını hissettiğini söyler ama dışarı meni çıkmaz. Arkasından idrar yaptığında ise idrarının bulanık olduğunu belirtir. Çünkü burada meninin normal dışarı atılım mekanizması bozulmuş olduğundan mesaneye doğru geri kaçmakta ve idrara karışmaktadır. Özellikle prostat ameliyatları ve bazı büyük barsak ameliyatlarında da görülebilir.

2) Meni kanallarının kasılmaması ve salgı yapmaması: En sık omurga yaralanmalarıdır ve özellikle trafik kazasından sonra ortaya çıkar. Bunun dışında şeker hastalığı ve multipl skleroz gibi sinir sistemini tutan diğer hastalıklarda da görülebilir.

3) Meni kanallarında tıkanıklık: Bu tıkanıklık kanalların en uç kısmını ilgilendirir. Rektal yolla yapılacak ultrasonografi ile tanı konulabilir. Gerekirse vazovezikülografi denilen bir yöntemle meni kanallarının filmi çekilir. Tıkanıklık bulunursa değişik cerrahi teknikler kullanılarak tedavi edilmelidir.

* Merhaba ben nişanlı bir kızım. Bir arkadaş mastürbasyonla ilgili soru sormuştu, mastürbasyon yapmak kızlık zarını bozar mı gerçekten? Ben de sürekli yapıyorum. Çok korktum.

Kızlık zarı genelde ilk ilişki ya da yabancı bir cisim (parmak veya muayene aletleri) girişi ile yırtılır. Eğer içinize bir şey sokmadan sadece sürtünme yoluyla mastürbasyon yapıyorsanız, kızlık zarı yırtılmaz. Kadın veya erkeğin cinsel partneri yoksa; arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir ve aşırıya kaçılmadığı sürece cinsel sağlık açısından bir problem teşkil etmez, ileride sorun yaratmaz. Bakire olan kadınların yaptığı mastürbasyonun kızlık zarına bir zararı yoktur. (takvim)


Tarih: 09:28, 7/6/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

5. DÜNYA SU FORMU

 

5. DÜNYA SU FORMU

Su İçin Farklılıkların Giderilmesi

16-22 Mart 2009

BİRİNCİ DUYURU - Eylül 2007

İçerik :

 Sayfa Yukarı 

Su Herkesi Birleştirir

Türkiye olarak, suyun insanlığın yanı sıra doğal hayatın devamı bakımından da giderek artan bir biçimde önem kazandığının bilinci içindeyiz. Bizim insan ve evren tasavvurumuzda su, medeniyet demektir. Onun için de "Su Hayattır" sözü medeniyetimizde önemli bir yere sahiptir. Hiç şüphe yok ki, yeryüzünde hayat ve medeniyetin devamı suya bağlıdır. Son yıllarda, Türkiye su alanında büyük ilerleme kaydetmiş ve önceki Dünya Su Forumları ve Bakanlar Konferansına aktif katılım sağlamıştır.

2009 yılı, Rio Konferansı, Gündem 21, BM Binyıl Kalkınma Hedefleri ve 2002 Johannesburg Uygulama Planı'ndan günümüze kadar suyla ilgili konularda kaydedilen ilerlemenin gözden geçirileceği ve yeni girişimlerin görüşüleceği bir yıl olarak tarihe geçecektir. 2009 yılında ayrıca, 2005-2015 BM Yaşam için Su On Yılı'nın yarısı geride bırakılmış olacaktır.

5. Dünya Su Forumu "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" teması altında düzenlenecektir. İstanbul'un Batı ile Doğu'yu birleştirmesinin yanı sıra, Kuzey ve Güney eksenini bağlayan eşsiz coğrafi konumu göz önüne alındığında; Türkiye, Forumun amaçlarının ve hedeflerinin gerçekleştirilmesi için ideal bir ülke niteliğindedir.

Su alanındaki tüm konular üzerinde mümkün olan en büyük etkiyi yapacak yeni düşünceleri geliştirmek üzere tüm hükümetler, parlamenterler, uluslararası kuruluşlar, yerel idareciler, enstitüler, özel sektör mensupları, belli başlı oluşumlar, hükümet dışı kuruluşlar ve akademisyenler İstanbul'da bir araya gelecektir. Bunu çok önemli bir buluşma olarak görüyoruz.
Diyorum ki, gelin çocuklarımız için, suyu minnetle kucaklayıp gelecek nesillere miras bırakabilecekleri sürdürülebilir bir 21. yüzyıl yaratılmasını sağlayalım.

2009 İstanbul 5. Dünya Su Forumu'nda Türkiye'nin ev sahipliğinde bolluk ve bereket dolu bir dünya için buluşmak dileğiyle.

Recep Tayyip ERDOGAN
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı

 

  Sayfa Yukarı

Dünya Su Forumu'na Davet

Sevgili Meslektaşlarım,

16 - 22 Mart 2009 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek olan 5. Dünya Su Forumu'na katılmanız için davetimizi yinelemekten memnuniyet duyarım.

İstanbul'un dünyanın en önemli etkinliklerinden birine ev sahipliği yapacak olmasından dolayı onur duymaktayız. İstanbul kıtaları birleştirir; su insanları birleştirir. 5. Dünya Su Forumunun ana teması olan "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi", bu görüşü ve işbirliğini açık olarak ifade etmektedir. Bu ana tema, sektörler ve toplumlar arasında dayanışmayı, işbirliğini ifade eden 2009 Dünya Su Günü teması "Su bir araya getirir" ile birleştirilmiştir. Bu yaygın hedeflerle birlikte 5. Dünya Su Forumu'nun su uzmanları ve kullanıcıları, parlamenterler, bakanlar, hükümet başkanları ve halk için bilimsel ve düşünsel bir platform sağlayacağına eminim. Bizim beklentimiz 5. Dünya Su Forumu'nun bu anlamda büyük bir fark oluşturacak olmasıdır.

Elinizdeki birinci duyuru, siyasi süreç ve iletişim şekli gibi kavramsal konuların yanı sıra, İstanbul'da gerçekleştirilecek olan temel toplantı ve etkinliklerin bir kısmını içermektedir. Mart 2008'de basılacak olan ikinci duyuruda Forum haftası ile ilgili daha fazla ayrıntı yer alacak olup, nihai programı içerecek olan üçüncü duyuru da Kasım 2008'de yayınlanacaktır.

Hazırlık süreci ve Forum haftası boyunca sizleri İstanbul'da görmekten memnuniyet duyarız. Bu sayede dünya su topluluğunun farklı uluslararası etkinliklerde ortaya koyduğu hedefler için açık, tutarlı önerilere ulaşabilir ve böylelikle su için farklılıkların birleştirilmesine katkıda bulunabiliriz.
Çevre ve Orman Bakanı olarak, deneyimlerin birleştiği, bilgilerinizin paylaşıldığı bu önemli uluslararası etkinliğe katkılarınızı sunmak üzere sizleri İstanbul'a davet ediyorum. Türk su topluluğu adına, dünyanın herhangi bir yerinde sizinle birlikte çalışmaktan onur duyacağım.

Prof. Dr. Veysel EROĞLU
T.C. Çevre ve Orman Bakanı

  Sayfa Yukarı 

Küresel Tehdit: Susuzluk!

Su, insan yaşamının devam edebilmesi, medeniyetlerin gelişebilmesi için hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle tarihteki ilk medeniyetler Anadolu'da, Mezopotamya'da, Afrika'da Nil Nehri gibi su kaynaklarının zengin olduğu bölgelerde ortaya çıkmış; tarım, ticaret ve bilimin temelleri bu topraklarda atılmıştır.

Fakat sanayinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan çevre kirliliği, kaynakların hızla ve bilinçsizce tüketilmesi küresel ısınmayı gündeme getirmiştir. 21. yüzyılın en büyük problemi olan küresel ısınma, su kaynaklarının da yetersiz kalmasına ve zamanla yok olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle gereken önlemlerin alınması ülkelerin, sadece yerel değil küresel su politikaları geliştirmesini de zorunlu kılmıştır.
Stratejik konumunun yanı sıra jeopolitik konumu itibariyle de büyük bir öneme sahip olan İstanbul, bir iç denize sahip olmasına rağmen küresel ısınmanın da etkisiyle birçok su kaynağını kaybetmiş ve susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

Bu nedenle İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tehlikenin büyümemesi için üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve ilgili kurumlarla yaptığımız ortak çalışmalarda, vatandaşlarımızın küresel ısınma, kaynakların bilinçli kullanılması ve su tasarrufu hakkında bilgilendirilmelerini ve birey olarak harekete geçmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Ancak sadece ülkemizi değil, komşu ülkeleri de ilgilendiren su sorununa karşı hükümetimizin ya da yerel yönetimler bazında bizlerin alacağı karar ve tedbirlerin sorunun çözümü için yeterli olması mümkün değildir.
Tüm dünyayı ilgilendiren, küresel bir tehdit olan susuzluğa karşı etkin ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla Mart 2009'da düzenlenecek olan 5. Dünya Su Forumu'na İstanbul ev sahipliği yapacaktır. Dünya üzerindeki su kaynaklarının korunması ve kullanımı konusunda bugüne kadar yapılan tüm çalışmaların devamı olan "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" başlığı altında düzenlenecek Forumun, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan şehrimizde yapılmasının ayrı bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz.

İstanbul'da Mart 2009'da yapılacak 5. Dünya Su Forumu'nda alınacak kararlar doğrultusunda atılacak adımların ve bugünün koşullarında alınması gereken tedbirlerin dünyadaki su sorununa çare olabilmesini umut ediyorum.

Dr. Kadir TOPBAŞ
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

  Sayfa Yukarı 

Su Mesajının İletilmesi

Su, yüzyılımızın kilit önceliklerinden biridir. Dünya üzerinde yaşayan insanların büyük bir kısmına suya ulaşımın ve şehir sağlığı hizmetlerinin sağlanması ile insanlık barışa ve daha ileri bir gelişmişlik düzeyine ulaşacaktır. Fakat bunu başarmak için kusursuz bir dayanışma içinde olmamız ve amaçlarımızı belirlememiz gerekir. Binyıl hedefleri evrenseldir, ama bu hedefler su kıtlığı olan ya da şehir sağlığı hizmetlerinin yeterli olmadığı yerlerde neler yapılması gerektiğinin bir örneğidir. Kısacası her yerde vakar ve özgürlüğün güvence altına alınması gerekmektedir.

Dünya Su Forumu, benzer hedefleri savunan kadın ve erkekleri bir araya getiren, politika üretmek için her kademedeki kurumlar arasında işbirliğini teşvik eden ve somut eylemlerin yapılması için fırsat sağlayan bir platformdur.

Marakeş, Lahey, Kyoto ve Meksika'dan sonra büyük su ailesi Türk halkının davetiyle Mart 2009'da İstanbul'da bir araya gelecektir. Bu vesileyle Türk Hükümetine misafirperverliği ve bu görevi, Dünya Su Konseyi ile birlikte üstlendiği için teşekkür etmek isterim. Konseyimiz ve 300 üye örgüt, bu önemli olayı herkesin suya erişimine giden uzun yolda önemli bir dönüm noktası haline getirmek için seferber olmuş durumdadır. Ancak, İstanbul'daki 5. Forum sadece en yüksek seviyede toplantıların yapılacağı bir hafta olmakla kalmayacaktır. Forum Meksika'da başlayan ve 2009 sonrasında da devam edecek olan bir süreçtir. Sürecin başarısı, ancak yapılan işin niteliği ve katılımcıların taahhütleri ile belirlenecektir.

"Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" ana teması etrafında su konusundaki bütün yetkililerin bir araya getirilmesi Türkiye ve Dünya Su Konseyi'nin ortak hedefidir. Gerek uluslararası gerek bölgesel düzeyde, her birimiz bu göreve katkıda bulunmalı böylece mesajlarımızı açık ve somut bir şekilde karar vericilere iletebilmeliyiz.

Bu mesajları oluşturmak ve bunları Mart 2009'da İstanbul'a taşımak için bize katılın. Sizleri aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

Loic FAUCHON
Dünya Su Konseyi Başkanı

  Sayfa Yukarı 

Karşıt Bakış Açıları Arasında Köprüler Kurmak

Dünya Su Forumu, çok paydaşlı karşılıklı konuşmaların yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeydeki su politikalarının oluşumunu etkilemesine olanak sağlayan ve dünyada su camiasının bilgi, deneyim ve katkılarına dayanan herkese açık bir katılım sürecidir. Bu süreç Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşılması yolunda daha iyi bir yaşam kalitesinin sağlanmasını ve Sürdürülebilir Kalkınma ilkelerine saygıyı da temin eder.

Suya dayalı sorunlara, bunların insanlar için gittikçe artan önemine vurgu yapan ve suyla ilgili en önemli uluslararası etkinlik olan Dünya Su Forumu, küresel su politikalarında etkili değişik kuruluşların bilgi ve tecrübeleri üzerine inşa edilir. Forum, işbirliği, ortaklık ve yenilik ilkelerini benimseyen bir girişimdir.

Forum iki yıllık bir hazırlığa dayanan ve sürekli gelişen bir süreçtir. Fas (1997), Hollanda (2000), Japonya (2003) ve Meksika'nın (2006) ardından 5. Dünya Su Forumu 2009 yılında İstanbul'da gerçekleştirilecektir.
Türkiye'nin Doğu ve Batı, Kuzey ve Güney arasındaki stratejik konumu; değişik su kültürleri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki kavramsal ayrılıklar, dünyanın çeşitli yerlerinde yürütülen suyla ilgili değişik girişimleri bir araya getirme ihtiyacı; 5. Dünya Su Forumu'nun temasını "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" olarak belirlemiştir.
"Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" teması su kullanıcıları, karar mercileri, medya ile su uygulayıcıları ve uzmanları arasında yerel, bölgesel ve küresel düzeyde bilgi alışverişi sağlamayı ve karşılıklı anlayış yaratmayı ifade eder. Ayrıca, su kaynakları ve suyun çeşitli kullanım alanları (su ve sağlık, su ve şehir sağlığı, su ve finansman, su ve enerji, su ve iklim, su ve gıda, tatlı su ve deniz suyu vb) arasındaki ilişkileri ve etkileşimleri güçlendirmeyi de içerir, aynı zamanda su teknolojisi, finansmanı, kapasite ve yönetim arasındaki boşlukları ortak bilgi ve deneyimle doldurmayı da kapsar. Ana tema, çatışan bu perspektifler arasında köprü oluşturmak, farklılıklar üzerinden ilerlemek ve çeşitli tarafları ve sektörleri bir araya getirmek için bir fırsat sağlamaya odaklıdır. Su, etki leşimler ortaya çıkarmalıdır. Şimdi "Su için Farklılıkları Birleştirme" zamanıdır.
5. Dünya Su Forumu'nun ortak düzenleyicileri olan, Türkiye Hükümeti ve Dünya Su Konseyi, sizleri 5. Forumun, önümüzdeki iki yıl boyunca, kendisinden önceki Forumların başarıları ve güçlüklerinden ders alarak, dünyadaki toplumların yaşamlarında gerçek bir farklılık oluşturma yolunda göstereceği çabalara katılmaya davet etmekten onur ve memnuniyet duyarlar. Forum, suyla ilgili bilinci ve konuya atfedilen önemi siyasi düzeyde arttırmak için bir platform, bir fırsattır. Bu birinci duyuru, Forumun gelecek iki yıl içerisinde nasıl düzenleneceğini ve sizlerin katılabileceği birçok süreci tasvir etmeyi amaçlamaktadır.

Prof. Dr. Oktay TABASARAN
5. Dünya Su Forumu Genel Sekreteri

Daniel ZIMMER Dünya Su Konseyi İcra Direktörü

  Sayfa Yukarı 

Dünya Su Forumu ve Tarihçesi

Dünya Su Konseyi, uluslararası ve çok taraflı bir platformdur. 1996 yılında su alanındaki ünlü uzmanların ve uluslararası kurum/kuruluşların girişimleriyle uluslararası topluluğun su meseleleri konusunda artan kaygılarına yanıt vermek üzere kurulmuştur. Dünya Su Konseyi'nin misyonu "Dünya üzerindeki bütün canlıların yararına çevresel bir sürdürülebilirlik temeli üzerinde suyun bütün boyutlarıyla etkili bir şekilde korunması, geliştirilmesi, planlanması, yönetimi ve kullanımını kolaylaştırmak için en üst düzey karar mercileri dahil, bütün düzeylerde farkındalık yaratmak, siyasi sorumluluk oluşturmak ve kritik su meselelerinde eylem başlatmaktır". Tecrübelerin paylaşılmasını ve tartışmaları teşvik eden bir platform sağlayan Konsey, böylece, su topluluğundaki bütün paydaşlar arasında su hizmetleri yönetimi ve su kaynakları konusunda ortak bir stratejik vizyon oluşturmayı hedefler. Bu süreç içinde Konsey, sonuçta Dünya Su Forumunu oluşturan girişim ve faaliyetlere öncülük eder.

Her 3 yılda bir düzenlenen Dünya Su Forumu, dünyanın her gün karşılaştığı suyla ilgili problemlere sürdürülebilir çözümler bulunabilmesi için, farklı çevrelerden insanları bir araya getirir. Forum, su sektörünün içinden ve dışından bireylerin birbiriyle etkileşime girebileceği, müzakere edebileceği ve suya ilişkin sorunların daha çok bilincine vararak, bunlara çözümler bulabileceği uluslararası bir platformdur. Bu platform, Bakanlara, yerel yöneticilere ve parlamenterlere; kendi görüşlerini, uzmanlar ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri ile karşılaştırma imkanı da sağlar.

Forum:

  • Su sektörünün içinde ve dışında küresel su konularının anlaşılmasına ve konular hakkında bilincin arttırılmasına katkıda bulunur;
  • Her seviyede, işbirliği oluşmasını, ortaklıkları kolaylaştırmayı ve somut faaliyetlerin ilerleyip gelişmesini destekler;
  • Su kaynakları yönetimi için sorumlulukların geliştirilmesini ve sürdürülebilir uygulamaları vurgular,
  • Su konularında siyası taahhüdü teşvik eder ve özellikle Bakanlar Konferansı aracılığıyla su konusunun siyasi gündemin üst sıralarında yer almasını hedefler.

Forum, sadece bir haftalık bir konferans değildir. Forum, tematik, bölgesel, politik ve iletişim konularıyla ilgili aktiviteleri de kapsayan iki yıllık bir hazırlık sürecidir. Forum Haftasında tartışılacak konulara, aylar süren bu sürecin sonunda ulaşılır.

Fas (1997), Hollanda (2000), Japonya (2003) ve Meksika'nın (2006) ardından 5. Dünya Su Forumu 2009 yılında İstanbul'da düzenlenecektir. Su kaynakları, kültürü ve teknolojisi bakımından zengin bir geçmişe sahip olan. Türkiye, Dünya Su Konseyi tarafından su sorunlarına karşı küresel işbirliği oluşturmanın önemli bir ilerleme basamağı olarak seçilmiştir.

 Sayfa Yukarı 

Ana Tema: "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi"

"Su için Farklılıkların Birleştirilmesi", 5. Dünya Su Forumu'nun ana temasıdır. İstanbul, sorunlarımıza ortak çözümler bulmak üzere bölgeleri ve insanları bir araya getiren bir köprü oluşturmayı arzulamaktadır. 5. Dünya Su Forumu, ülkeler arasında sürdürülebilir su kullanımıyla ilgili zorlukların üstesinden gelinmesini sağlayacak işbirliğini güçlendirmek için mükemmel bir fırsat sunmaktadır. Hepinizi, bu küresel sorunla başarıyla mücadele edebilmek için gerekli eylemi başlatmada aktif rol almaya davet ediyoruz.

"Su için Farklılıkların Birleştirilmesi", paydaşları, sektörleri ve bölgeleri bir araya getirmek demektir. Bu oluşumda suyu kullananlar, karar vericiler, kamu ve özel sektör temsilcileri, uzmanlar ve yerel, ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde su alanında görev yapan uygulayıcılar yer almaktadır. Su alanında faaliyet gösterenler sağlık, tarım veya enerji gibi diğer alanlardaki paydaşlarla daha çok işbirliği yapmalı ve böylece Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşılması için suyun sahip olduğu önemin altı çizilmelidir. Bu oluşum farklı kültürleri, zengin ile fakiri, dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan bölgelerini, özellikle de gelecek kuşaklarla şimdiki nesli bir araya getirmeyi hedeflemektedir.

Dünya Su Forumu'na Yeni Bir Yaklaşım

Önceki Forumlardan alınan dersleri bir adım daha ileriye götürmek ve dünya su topluluğundan daha fazla taahhüt elde etmek için Türk eş-organizatörler ve Dünya Su Konseyi, Forum hazırlıkları için gelişmiş bir çerçeve hazırlamışlardır.

Bu çerçeve Forum'un üç stratejik parçasından (program, siyasi süreç ve iletişim) sorumlu komitelerden oluşmaktadır (Şekle bkz). Bu üç komite Türk ve Dünya Su Konseyi üyelerinden eşit sayıda temsilciden meydana gelmektedir. Bütün komiteler Forum'un hazırlık sürecine katkıda bulunmak isteyen kurum/kuruluşlardan oluşan büyük çalışma gruplarının desteğiyle çalışmaktadırlar. Komiteler, Uluslararası Yönlendirme Komitesine rapor vermektedir.

 

Program Komitesi : Genel çerçevenin hazırlanması, ana konuların tanımlanması, hazırlık sürecinin planlanması ve izlenmesi, özel programların uygulanması
Siyasi Süreç Komitesi : Sürecin ve programla bağlantılarının planlanması, siyasi grupların dahil edilmesi, karar mercileri için somut tavsiyeler ve taahhütlerin hazırlanması
İletişim Komitesi : İletişim ve pazarlama stratejisi ve araçlarının planlanması, su topluluğundaki kurumların iletişim görevlilerinin dahil edilmesi

Siyasi Süreç

İstanbul'daki siyasi süreç Meksika'da düzenlenen 4. Dünya Su Forumu'ndaki deneyimlere dayanarak hükümetler, yerel yetkililer ve parlamenterlerden oluşan üç siyasi grubu içerecektir.

Bu süreç, Forum'un tematik ve bölgesel hazırlık süreçleri ile olabildiğince ilişkili olacaktır. Politik gruplardan önemli konularda görüşlerini bildirmeleri ve eyleme dönük bir dizi tavsiye ve taahhütlerde bulunmaları istenecektir. Bu nedenle politik sürecin yerel ve bölgesel hazırlık çalışmalarına dayanması beklenmektedir. Forum'dan önceki iki yıl içinde gerçekleştirilen bölgesel faaliyetlere yerel politikacılar mümkün olduğunca dahil edilmeli ve eyleme dönük çalışmalar yapmaları istenilmelidir.

Forum esnasında gerçekleşecek tartışmalar bu üç politik grup arasında köprü oluşturmayı amaçlamaktadır ve bir dizi tavsiye tasarısına odaklanacaktır. Bu süreçte, yeni taahhütlerin ve çalışma ortaklıklarının oluşması için çalışılacaktır.

TC Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu sürece dahildirler.

Program Süreci

5. Forum programı için "SU İÇİN FARKlILIKLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ" hedefine yönelik piramit şeklinde bir program yapısı belirlenmiştir.

Genel olarak 5. Forum'un tematik program yapısı oturumlardan çok katılımcılar arasında etkileşime odaklanmıştır. Bütün konular, temalar, başlıklar ve oturumlar, farklılıkların birleştirilmesi ana hedefine yönelik olacaktır.

Her tema için bir tematik koordinatör görevlendirilecektir. Bu koordinatörler Program Komitesinin belirleyeceği esaslara göre temaların geliştirilebilmesi için çeşitli kurumlardan oluşan konsorsiyumlar önereceklerdir. Etkili, dengeli ve her kesimin temsil edildiği bir konsorsiyum için, tematik koordinatör önerileri Program Komitesinin onayına sunulacaktır.

Her konu başlığı için yaklaşık üç oturum belirlenecektir. Bu oturumların gerek paydaşlar ve sektörler gerek şimdiki zaman ve gelecek arasında, farklılıkların birleştirilmesi için bir platform oluşturması beklenmektedir. Oturumlar, katılıma dönük ve herkese açık olacak, söz konusu birleştirme faaliyetleri için yaratıcı yöntemlere de imkan sağlayacaktır. Sunum süreleri, katılımcılar arasında azami etkileşimi sağlamak için titizlikle sınırlı tutulacaktır. Katkıda bulunmak isteyenler için davetiyeler 2008 yılının başında dağıtılmaya başlanacaktır.

Forum haftasının, açılış günü, temaların görüşülüp, geliştirileceği beş gün ve kapanış günü olmak üzere yedi gün sürmesi planlanmaktadır. Genel oturumlar sabah saatlerinde yapılacak ve temel konular, önceki günün değerlendirmeleri, paneller ve bölgesel raporları kapsayacaktır. Konulu oturumlar öğleden sonra gerçekleştirilecektir.

Zaman Çizelgesi

  • Tematik Hazırlık
    • Ağustos 2007
      • Program Çerçevesi
      • Hazırlık süreci
      • Tematik ve bölgesel koordinatörler için kılavuz noktalar
      • Bölgesel süreci başlatmak ( Haziran 2008'de siyasi sürece girişi sağlayabilmek için)
    • Kasım 2007
      • İstanbul'da ilk tematik koordinatörler toplantısı
    • Ocak 2008
      • İstanbul'da ikinci tematik koordinatörler toplantısı
      • Oturumlara katılım için davet
    • Haziran 2008
      • Oturum Planı
    • Ağustos 2008
    • Oturumların seçiminin sonuçlandırılması
  • Siyasi Hazırlık
    Hazırlık Çalışmaları dört toplantıdan oluşur ve dokuz aylık bir zaman dilimini kapsar:
    • 1. Toplantı: Haziran 2008
    • 2. Toplantı: Eylül 2008
    • 3. Toplantı: Kasım 2008
    • 4. Toplantı: Ocak 2009

Bakanlar Konferansı

5. Dünya Su Forumu'nun temel hedeflerinden biri de politika gündemine tesir edebilmektir. Konferans, öncelikle dünya çapındaki yerel faaliyetlerin desteklenmesi için somut taahhütler üretmeyi amaçlamaktadır.

Bakanların katılımı, hazırlık süreci boyunca ve özellikle de bölgesel toplantılarda önem arzedecektir. Böylece, Bakanlar ve diğer devlet görevlileri kendi tutumlarını başka ülkelerden meslektaşlarına ifade edip paylaşabileceklerdir. İstanbul'daki Forum süresince Bakanlar ile diğer paydaşlar arasında sürekli iletişim sağlanmaya çalışılacaktır.

 

Sergi

5. Dünya Su Forumu ile paralel olarak bir sergi düzenlenecektir. Sergi su alanında faaliyet gösteren çeşitli kurumların ve firmaların hizmetlerini, ürünlerini, faaliyetlerini ve çalışmalarını tanıtabilecekleri değişken ve kapsamlı bir alan oluşturacaktır. Bu faaliyet, su alanındaki girişimciliğin kendini ifade etmesine ve yeni teknolojilerin paylaşılmasına olanak vermeyi amaçlamaktadır.

Fuar

Su Fuarı, 5. Dünya Su Forumu sırasında İstanbul'da düzenlenecek ve su konusunda çeşitli kültürel, sosyal ve eğitimle ilgili faaliyetleri içerecektir. Forum'un ana mekanında şenlikli ve aynı zamanda düşünsel bir hava estirmesi amaçlanan fuar çerçevesinde bir poster sergisi, Uluslararası Su ve Film Etkinliği, eğitici su oyunları, su konulu gösteriler, fotoğraf sergisi, su konularında çeşitli geleneksel ve etnik gösteriler ve yarışmalar vs. yer alacaktır.

Sosyal ve Kültürel Etkinlikler

Refakatçiler ve ilgilenen katılımcılar için, İstanbul'un tarihi ve kültürel yerlerine ziyaret programları organize edilecektir.
Topkapı Sarayı, Arkeoloji Müzesi, Çinili Köşk Müzesi, Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii, Ayasofya, Aya irini, Yerebatan Sarnıcı, Alman Çeşmesi, Miniatürk, Kapalı Çarşı, Galata Kulesi, Dolmabahçe Sarayı, Adalar ve çeşitli zengin ve ilginç müzeler gezilebilecek yerlerden bazılarıdır.
Türkiye'yi gezmek isteyen katılımcılar için, Forum haftasından önce ve sonra turlar düzenlenecektir. Bu turlar turistik, kültürel ve teknik gezilerin bir karışımı olacaktır.

 


Tarih: 12:15, 2/5/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->